Küçük Deniz Kızı, Suzume ve Savaş Atı filmleri gösterimde

Andersen masalında evrensel bir olguyu yabancıyı, bilinmeyeni ele alır. Denizler kralı Triton kraliçe eşi insanlar tarafından öldürülünce kızlarının karaya çıkmasını yasaklar. En küçük kızı Ariel yeni yerler keşfetmek, farklı dünyalar görmek ister. Yasağa rağmen Ariel, Prens Eric’i boğulmaktan kurtarınca kimlik arayışı yolculuğuna çıkar. Çok gerçekçi bir denizaltı dünyası yaratan Rob Marshall öyküye, karakterlere, yorumlara odaklanarak eğlenceli, fantastik, yetkin bir film yapmış. Disney’in bugüne dek kadrosunda çok sayıda renkli insanın (beyaz olmayan) yer aldığı olağanüstü izlence başroldeki Afroamerikalı Halle Bailey’den ötürü ırkçı eleştiri aldı. Hoşgörüyü, farklılığı, renkliliği savunan, ayrımcılığı eleştiren filmde Halle Bailey, Jonah Hauer-King, Javier Bardem, Melissa McCarthy, Daveed Diggs, Awkwafina oynuyor. Dansların koreografileri Afroamerikalı modern dans topluluğu Alvin Ailey Dans Tiyatrosu’na ait. 

DOĞANIN GÜCÜ 

Gündelik yaşantımızda afetlerle iç içe yaşar olduk, depremler, tsunamiler, sel baskınları, iklim krizleri, salgınlar, nükleer erime. Japon animasyoncu Makoto Shinkai ‘Suzume’ de ülkesini, halkını derinden etkileyen bu trajedileri eğlenceli, fantastik, mistik bir anlatımla irdeliyor. Lise öğrencisi Suzume, okula giderken Sota adlı gizemli bir gençle karşılaşır. Sota, yıkıcı dev solucanların ülkesine girip kaos yaratmaması için paralel dünyalardaki kapıları kilitler. Terk edilmiş mekânlar, harabeler Japonların yaraları gibidirler. İki genç birlikte bu eski yaraları iyileştirmeye başlar. Kötülükleri durdurma gücünün olduğunu fark eden Suzume çocukluğuna giderek annesinin gizemli kaybıyla yüzleşir. Filmin müziği doğanın, rüzgârın, toprağın seslerinden oluşur. Doğanın ve yaşamın gücünü, kutsal ruhlarla insanların etkileşimini, gelenek ve görenekleri duyarlı, soyut, gerçekle kurguyu karıştırarak anlatan Suzume yönetmen Shinkai’nin Japon mitolojisine olan tutkusunu yansıtıyor. 

AMERİKAN RÜYASI’NIN KARANLIK YÜZÜ

Savaş Atı, oyuncular Gina Gammell ile Riley Keough’un  (Elvis Presley’in torunu) yönettiği bağımsız Amerikan sinemasından başarılı bir örnek. Sosyal dram, Cannes’da en iyi ilk film Altın Kamera ödülünü aldı. Güney Dakota’daki  Kızılderili rezervasyonu Pine Ridge ABD’nin en yoksul sekizinci büyük kampıdır. Halk kötü beslenir, diyabet hastasıdır, alkol ve uyuşturucu bağımlısıdır, kimse uzun yaşamaz. Lakota Oglala kabilesinden iki erkeğin yaşamda kalma savaşımını belgesele yakın anlık görüntülerle izleriz. İki çocuklu yirmilerindeki Bill işsizdir, 12 yaşındaki Matho içki, sigara içer, uyuşturucu kullanır ve satar. İkisinin de amacı zengin, özgür ve bağımsız olmaktır. Yazgıları örf ve adetler ile Amerikan rüyası arasında sıkışıp kalmıştır. Atalarının direnişini simgeleyen bizon gençleri topraklarına bağlar. Burada çocuklar, gençler tek başına büyürler. Amatör oyuncular Jojo Baptise Whiting ile LaDainian Crazy Thunder’ın doğallığı etkileyici.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir